spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Eylül 2017 Pazartesi

Enerji Bar Tarifi

ev yapımı enerji bar

Enerji, günlük hayatımızda yaptığımız bir çok aktiviteyi yapabilmemizi sağlayan kasların ve vücudun yakıtıdır. Eğer yeterli bir şekilde beslenemez isek vücudumuz yeterli enerjiyi alamaz ve yorgun düşeriz. Fazla enerji aldığımızda ise harcanmayan enerji vücutta daha sonra harcanmak üzere yağa dönüşür. Yaptığımız antrenmanlar sırasında normal bir günümüzde harcadığımızdan çok daha fazla enerji harcarız. Bu nedenle açığa çıkan enerji miktarını karşılamak için fazladan beslenmemiz gerekir.

Enerji Bar İçin Gerekli Malzemeler

  • Fındık Ezmesi
  • Hurma
  • Yulaf Ezmesi
  • Kaju
  • Antep Fıstığı
  • Ceviz
  • Kuru Kayısı
  • Kuru Yaban Mersini

Enerji Bar Besin Değeri

Enerji : 150 kcal
Karbonhidrat : 18 gr
Protein : 3 gr
Yağ : 6 gr

Enerji Bar Nasıl Yapılır?

  • Hurmaların çekirdeğini çıkarın. Blender yardımı ile hurmaları iyice karıştırın. 
  • Bu aşamadan sonra kendi imkanlarınız ile bir miktar kırdığınız antep fıstığı, ceviz ve kaju gibi malzemeleri de hurmanın içine bledera yerleştirin. 
  • Karışımın koyu bir hal almasına dikkat edin. Eğer cıvık bir yapıda ise yulaf ezmesi miktarını arttırın. 
  • Bütün malzemeleri ekleyip iyice karıştırdıktan sonra düz bir kaba veya yağlı kağıda sererek bölme işlemine geçin. Sonrasında ise hafif cıvık halde olan barları dolaba koyarak bekleyin.
  • Bir kaç saat içinde kullanıma hazır olur. Afiyet olsun.

Protein Bar Tarifi yazımızda göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Not : Enerji barı için hurma ve fındık ezmesi oldukça önemlidir. Bu malzemeler enerji barının şekil almasını sağlar. Eğer cıvık bir karışım elde ederseniz yulaf ezmesinin miktarını arttırarak istediğiniz kıvamı tutturabilirsiniz.

25 Nisan 2017 Salı

Orta Yaşlılar İçin Fitness Tavsiyeleri

yaşlanınca spor yapmak

Yaş kemale erdikçe artık günlük aktiviteleriniz sizin için çok daha zor bir hale gelebilir. "Yaş 35 yolun yarısı" demiş Cahit Sıtkı Tarancı. Eğer bir spor geçmişiniz yok ise ve günlük hayatınızda vücudunuzu aktif olarak çalıştırmıyor iseniz bu durum yaşınız ilerledikçe sağlık açısından sorunlara sebebiyet verebilir. Masa başı veya ona benzer vücudunuzun fazla efor sarf etmediği bir işte uzun yıllar çalışmış olabilirsin. Bu da zamanla sizin vücut performansınızı düşürür. Hatta o kadar düşürür ki sürekli asansör kullanan ayaklarınız birden merdiven görünce ne yapacağını şaşırır ve her katta mola vererek merdivenleri çıkabilirsiniz.

Tabii ki kimse böyle bir durum istemez. Ama unutmayın, çalışan demir pas tutmaz. Eğer git gide performansınızın düştüğünü hissediyorsanız ve bu durum sizi rahatsız ediyorsa yazımda bahsettiğim tavsiyelere bir göz atın. Daha sonra ise beslenme ve antrenman kategorilerimizi tıklayarak yavaştan fitness'a giriş yapın.

Antrenman Yapın

Düzenli antrenman yapmak kemik erimesini önler, insülin direncini azaltır, kilo almayı önler ve ideal kilonuza kavuşmanıza yardımcı olur. Aynı zamanda düzeli olarak yapılan kardio egzersizleri ise kalp damar sağlığınız için oldukça yararlı olacaktır.

Antrenman Yaparken Nelere Dikkat Etmelisiniz

1.Vücudunuz uzun süredir spor yapmadığından eklemleriniz yıpranmış olabilir. Bu nedenle çok ağır kilolara girmemeli ve hareketleri doğru yapmalısınız. Bilmediğiniz bir hareketi yaparken muhakkak spor salonu görevlilerine danışın.

2.Zamanla vücudunuzun esnekliği azalmış olabilir. Bu durum uyguladığınız hareketlerde kendini belli edecek ve performansınızı düşürecektir. Bunun önüne geçmek için ise esneme ve ısınma hareketlerini es geçmemelisiniz.

3.Vücudunuz hamlaşmış olabilir. Bu nedenle yaptığınız egzersizlere vücudunuzun alışması zaman alacaktır. Bu zaman diliminde vücudunuzu fazla zorlamayın ve olabildiğince hafif kilolar ile çalışarak kaslarınızın yaptığınız hareketlere ve kullandığınız ağırlıklara alışmasına izin verin.

Düzenli Beslenin

Vücudunuzu belli bir beslenme düzenine alıştırın. Zararlı maddelerden(Sigara-alkol) şekerden, unlu ve yağlı içeceklerden uzak durun. Aynı zamanda fast-food tüketmeyin. Kısacası sağlıklı beslenin. Beslenme ile ilgili bir çok makalem mevcut sitede. Yazılarımı inceleyebilirsiniz.

Dinlenin

Bu işin en kolay ve zevkli kısmı. Antrenmandan sonra zorlanan vücudunuzun kendini toparlaması ve gelişmesi için kaslarınızı dinlendirin. Çok fazla çalışmak hiç çalışmamaktan daha kötüdür. Antrenman sonrasında yorucu aktivitelerden uzak durun. Çalıştırdığınız kas gruplarını ve bölgeleri fazla zorlamamaya özen gösterin. Unutmayın, kas dinlenirken gelişir.

Bütün bunları birleştirdiğiniz zaman vücudunuz eski formuna geri dönecek ve kendinizi 10 yaş dinç hissedeceksiniz.

Not : Burada vermiş olduğum bilgileri uygulamaya geçirmeden önce doktorunuza/antrenörünüze danışın. Spor yapabilir durumda değilseniz bu spora hiç başlamayın. Başlayabilir durumda iseniz çok yüksek ağırlıklara girmeyin ve sporun sağlıklı yaşam için yapılması gerektiğini unutmayın.

22 Nisan 2017 Cumartesi

Yeni Başlayanların Yaptıkları Hatalar

kaldırmayacağı ağırlığın altına girmek

Vücut geliştirme sporuna yeni başlayan kişiler bu sporu öğrenene kadar bir çok hata yapar. Ancak bu hatalar ne kadar çok olur ise sonuca ulaşma süreniz o kadar uzun olur. Yazımda yeni başlayanlarda gözlemlediğim ve en sık rastladığım hatalara yer verdim. Bu hatalardan bir veya bir kaçını siz de hala uyguluyor olabilirsiniz. Ama üzülmeyin, hatanın neresinden dönerseniz kardır. İşte fitness'a yeni başlayanların sıklıkla yapmış olduğu hatalar,

Antrenman Programını Değiştirmemek

Bir çok fitnesscı hala ilk kullandığı antrenman programını kullanmaya devam ediyor. Peki sizce vücudunuz değiştikçe antrenman programınızın da değişmesi gerekmez mi? Elbette gerekir. Vücudunuz uyguladığınız antrenman programına çok çabuk adapte olur ve artık o program işe yaramaz hale gelir. Kas gelişimi yavaşlar ve hatta durma noktasına gelir. Sürekli gelişim istiyorsanız en az 3 ayda bir kullandığınız programı değiştirin.

Beslenmeye Gereken Önemi Vermemek

Bu işin yüzde 70'i beslenme. Belki bunun milyon defa söylüyorum fakat hala kimse dikkate almıyor. Ne yerseniz öyle gözükürsünüz. Yakıt olmadan araba nasıl çalışmıyor ise vücudunuzda beslenmeden gelişemez ve büyüyemez. Antrenman yapıyorsanız eski beslenme düzeninizi bir kenara bırakmalı ve yaptığınız sporu destekleyecek vücudunuza uygun bir beslenme programı uygulamalısınız.

Küçük Kas Gruplarını Fazla Önemsemek

Fitness'a yeni başlayan kişilerin genel olarak yaptıkları hata ağırlıklı olarak kol kaslarını ve karın kaslarını çok fazla çalıştırmaktır. Çünkü daha spora başlamadan kafalarında "biraz karın kası çıksın, biraz kol kası, az da göğüs yapsam yeter" diye bir düşünce yer edinir. Bu düşünce yapısına göre antrenman yaparlar ve sonuç her zaman hüsran olur. Küçük kas gruplarını bir kenara bırakın ve göğüs, sırt ve bacak gibi büyük kas gruplarına odaklanın.

Hareketleri Yanlış Uygulamak

Hareketleri yanlış uygulamak hiç spor yapmamaktan daha kötüdür. Vücudunuzu sakatlamak gibi ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle "ben biliyorum yhaa" demeyin. Bilseniz dahi hareketlerin doğru yapılışlarını kontrol edin. Vücut geliştirme ile ilgili bütün hareketler resimli anlatımları ile sitemizde mevcuttur. "Vücut Bölgelerine Göre Hareketler" butonunu tıklayarak (Masaüstü için sağ üstte - Mobil için aşağıda sosyal medya tanıtımlarının hemen altında) veya arama butonuna uygulayacağınız hareketin adını yazarak ilgili yazılara ulaşabilirsiniz.

Fazla Ağır Çalışmak

En yaygın olarak yapılan hatalardan biridir. Bir çok yeni başlayan kaldıramayacağı ağırlığın altına girer ve sonuç hüsran ile sonuçlanır. Hatta çoğu zaman sakatlık gibi ciddi sonuçlar doğurabilir. Yaptığınız hareketin doğru yapılış şeklini bozacak büyüklükte ağırlıklar ile çalışmayın. Önemli olan hareketi doğru yapabilmektir, ağır kaldırmak değildir.

Ağır kilolar ile ilgili yazmış olduğum yazı : Ağır Kilolar Kaldırmak Önemli Mi?

9 Şubat 2017 Perşembe

Sigara ve Alkolün Zararları

sigaranın dumanı ölüm

Günümüzde popülaritesi git gide artan ve kapsadığı yaş grubu git gide düşen bu maddelerin vücuda zararları saymakla bitmez. "Bir kereden ne olacak" diye başlayan ve ardı arkası gelmeyen bu maddeleri kullanan insanların en temel savunmaları da dertlerinin oluşudur. Dünyada sadece onların dertleri varmış gibi ve bu dertleri sigaranın ve alkolün çözebileceğini düşünürler. Hatta bununla da yetinmezler ve uyuşturucuya bile başlarlar.

Tamamen psikolojik nedenler ile başlanılan bu zararlı maddelerin faturasını maalesef bedeniniz öder. Özellikle spor yapan birisi iseniz bu sizin için çok daha kötü bir durum oluşturabilir. Antrenmanlardaki performansınızı düşürebilir ve hatta zamanla hiç antrenman yapamamanıza sebebiyet verebilir.

Sigara ve alkolün zararları zaten saymakla bitmez demiştik. Ben bu gün bu konuya vücutçular açısından bakacağım ve bu maddelerin kullanımı sonucunda vücudumuzda ne gibi değişiklikler olur bunları maddeler halinde sıralayıp anlatacağım.

1.Nefes Darlığı

Sporcular açısından sigara kullanımının en kötü sonuçlarından biridir nefes darlığı. Yaptığınız antrenmanlarda soluk soluğa kalma, performansın düşmesi ve hatta ilerleyen zamanlarda gündelik hayatta merdiven çıkarken dahi sizin soluğunuzun kesilmesine ve nefes darlığına yol açabilir.

2.Böbreklere Zararı

Böbrekler vücudumuzda filtre görevi görür. Eğer siz vücudunuza çok fazla alkol alırsanız zamanla böbrekleriniz bu kadar filtreleme görevini gerçekleştiremez ve iflas edebilirler.

3.Cilt

Sigara ve alkol kullanan bir insanın cildi, normalden 2 kat daha hızlı kurur ve buruşur. Sigara içenler ilerleyen yaşlarda yaşıtlarına göre çok daha yaşlı gözükürler. Bu da "bırakınca sarkıyor mu?" diyenlerin gözünü korkutur umarım.

4.Dişler

Sigara kullanımı zamanla dişlerinizde sararmaya yol açar ve bu oldukça kötü bir görünüme yol açar. Lazar gibi bir vücudunuz olsa dahi kokan bir ağız ve sararmış dişler ile hiç bir kızı kendinize çekemezsiniz.

Not : Ağrıyan dişe alkol bastırmak sakıncalıdır ve hiçbir diş hekimi tarafından da tavsiye edilmez.

5.Kalp

Sigara kalbe giden damarları oldukça hızlı bir şekilde tıkar. Kalbe gelen ve giden damarların daralmasıyla birlikte kalp olağandan çok daha fazla çalışır ve kriz riski artar. Bu da sizin antrenmanlardaki performansınızı sanki bir frene basmışcasına yavaşlatır.

6.Beyin

Sigara içen insanların beyin kanaması riski %50 daha fazladır. Bunun sebebi beyinin yeterli miktarda oksijenle beslenemeyip, beyine gelen damarlarda oluşan daralma sonucu beyinde oluşan baskıdır. Ama üzülmeyin. Bu bilgiyi aldıktan sonra hala bunları kullanıyorsanız zaten sizde beyin yok demektir. O yüzden üzülmenize gerek yok.

7.Cinsellik ve Üreme

Sigara içen erkeklerde ise sperm sayısı azalır. Spermlerin sağlıklı olmaması sebebiyle sağlıklı bir gebelik gerçekleşmeyebilir. İktidarsızlık, sigara içen erkeklerde normale göre %40 daha fazla görülmektedir. Aynı zamanda sigara ve alkol kullanımı testosteron hormonunuzda azalmaya sebebiyet verir ve bu da kas gelişiminde yavaşlamaya ve hatta durmaya sebebiyet verebilir.

8.Damarlar

Damarlar vücudumuzun otobanları gibidir. Burada oluşacak bir trafik sizin yaşamsal faliyetlerinizi olumsuz yönde etkiler. Sigara, zamanla damarlarda daraltma ve tıkanıklığa sebep olur. Damar sertliğini hızlandırır. Damar tıkanıklığı ya da daralması sebebiyle kalp krizi sonucu doğurabilir.

9.Akciğerler

Şüphesiz, sigaranın ilk hedefi ağız, nefes borusu ve dolayısıyla akciğerlerdir. Akciğerlerde oluşan astım, kronik bronşit gibi rahatsızlıkların %80’i sigaradan kaynaklanmaktadır. Akciğerlerin süngerimsi yapısı sebebiyle toksit maddelerin çoğu burada toplanırlar. Akciğer kanserine yakalanma riski çok ama çok yüksektir. İstatistikler, akciğer kanseri vakalarının %95’inin sigara içtiğini ortaya koymuştur.

10.Gözler

Gözlerde katarakt veya geçici/kalıcı körlük meydana gelebilir. Gözleriniz olmadan kaldırdığınız ağırlıkları göremezsiniz.

11.Kemikler

Sigara tüm vücudu zehirlediği için kemiklerde bu durumdan nasibini alır. Kemik erimesi sigara içen insanlarda ve özellikle sigara içen kadınlarda çok sık rastlanan bir rahatsızlıktır. Eğer ağır kilolar ile antrenman yapıyorsanız bu sizin için çok kötü sonuçlar doğurabilir.

Son söz : İşin karamsar boyutunu bir kenara bırakacak olursak, bir hata yapıp bir şekilde bu maddeleri zamanında kullanmış olabilirsiniz. Ancak üzülmeyin. Zararın neresinden dönerseniz kardır. Bu maddeleri bıraktığınızda zaman içerisinde vücudunuz eski formuna kavuşabilir ve uzun vadede hiç sigara ve alkol kullanmamış bir birey kadar sağlıklı olabilirsiniz. Bu yazımla bir kişinin sigara ve alkol kullanımını bırakmasına vesile olmuş isem ne mutlu bana.

Ufak bir rica : Siz de bu yazıyı aşağıdaki sosyal medya butonlarını kullanarak paylaşabilir ve birilerinin bu yazıyı okumasına, belkide sigara alkol kullanımını bırakmasına vesile olabilirsiniz.

15 Şubat 2016 Pazartesi

Fitness'da Genetiğin Önemi

fitness genetik

Her spor dalında olduğu gibi fitness için de genetik çok önemlidir. Genetiğiniz yatkın ise fitness'a 1-0 önde başlarsınız.Sadece fitness için değil, diğer spor dallarında da genetik önemlidir. Hiçbir zaman 1.50 boyunda bir basketci veya 2 metrelik bir halterci göremezsiniz.

Genetik kriteri özellikle vücut geliştirmede daha da önemlidir. Çünkü yarışmalarda her ne kadar kas kütleniz ve yağ oranınız önemli olsa da, bir o kadar da kaslarınızın şekli önemlidir. Bu nedenle vücut geliştirme yarışmaları güzellik yarışmalarıyla benzerlik gösterir.

vücut geliştirme erkekGenetiğiniz - yani dış görünüşünüz - güzellik yarışmalarında ne kadar önemli ise vücut geliştirme yarışmalarında da bir o kadar önemlidir. Aynı şeyleri fitness modellik için de söyleyebilirim.

Bu spor için kesin bir yargı olmasa da, boyunuzun 1.80 civarında olması gerekmektedir. Daha uzun veya kısa olmanız durumunda istediğiniz görüntüye kavuşamayabilirsiniz.

Bir diğer önemli faktör ise kemik yapınız ve vücut tipiniz de çok önemlidir. Bu spor için en ideal vücut tipi Mezomorf vücut tipidir. Bu vücut tipi hem daha kolay kaslanabilir hem de daha hızlı yağ yakabilir.

Eğer boyunuz ve vücut tipiniz bu spora uygun değilse, hedefinizdeki vücuda kavuşamayabilirsiniz. "Lazar Angelov veya Jeff Seid gibi olmak istiyorum" diyerek bu spora başlamadan önce bir kez daha düşünün. Sonu hüsran ile sonuçlanabilir.

Not : "İnsan genetiği bir altın madenine benzer. İçine bakmadan ne kadar değerli olduğunu bilemezsiniz."